01 Tem 2020

Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2020

Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2020

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Covid-19

SKA Endeks ve Göstergeleri

  

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI

2020 KÜRESEL DEĞERLENDİRMESİ

 

Covid-19 sonrası toplumsal refahın yeniden tesisi ve daha iyi bir gelecek için Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının yol göstericiliğine ihtiyaç duymaktayız. 

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Endeksi ve Gösterge Tablolarını içeren Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2020, 30 Haziran 2020 Salı günü New York‘da açıklandı. Cambridge Universitesi Yayınları tarafından yayımlanan rapor Prof. Dr. Jeffrey Sachs liderliğinde Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) ve Bertelsmann Stiftung uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından hazırlandı.

 

Columbia Universitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi ve SDSN Ağı Global Direktörü Prof. Dr. Jeffrey Sachs Sürdürülebilirlik Raporu 2020 ile ilgili görüşlerini şu şekilde özetledi:

“Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız bulunmakta. SKA’ların temelini oluşturan sosyal içerme, kamu hizmetlerine erişim ve küresel işbirlikleri gibi önemli kavramlar, Covid-19 ile mücadelenin yanı sıra; salgının yol açtığı ekonomik krizin üstesinden gelmek için benimsemesi gereken yatırım kaynaklı toparlanma için kılavuz olacak evrensel ilkeler. Bu yılki rapor, Covid-19’u durdurmak için halk sağlığı stratejilerinin önemini vurgulamakta; kısa vadeli mücadeleye ve Covid-19 sonrasında iyileşme aşamasına rehberlik edecek uzun vadeli dönüşümlere odaklanmakta. Rapor, Covid-19 öncesinde küresel ölçekte da belirgin bir ilerleme kaydedildiğine işaret etmekte. Sağlam politikalar ve güçlü küresel işbirliği ile önümüzdeki on yılda, Covid öncesinde kaydedilen ilerlemeyi geri getirmek mümkün.”

 

Bertelsmann Stiftung ve Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) işbirliğinde gerçekleştirilen ve “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Covid-19 ” başlığı ile bu yıl beşincisi yayımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2020, Covid-19’un Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları üzerindeki olası kısa vadeli etkilerini özetlemekte ve SKA’ların ülkelerin iyileşmeleri için çizebileceği yol haritasını açıklamaktadır. Rapor aynı zamanda ülkelerin SKA’lara yönelik ilerlemesini de değerlendirmektedir. 2016’dan bugüne, yıllık rapor tüm Birleşmiş Milletler üye ülkelerinin SKA performansını izlemek ve sıralamak için en güncel verileri sağlamaktadır. Resmi olmayan bir izleme aracı olarak, Sürdürülebilir Kalkınma Raporu, SKA’ları izlemek için resmi çabaları tamamlayıcı niteliktedir.

 

Çıkarılacak Dersler: OECD ülkeleri arasında Güney Kore Covid-19’un sağlık üzerindeki etkilerini en iyi yöneten, ekonomi üzerindeki etkilerini azaltan en başarılı ülke oldu.

Rapor, hükümetlerin acil sağlık krizine verdikleri tepkileri analiz etmekte; halk sağlığı yetkililerine, hükümetlere ve halka alınması gereken dersler hakkında fikir vermektedir. Kriz, böyle bir pandemi için iyi hazırlanmış olduğu düşünülen en zengin ülkeler de dahil olmak üzere halk sağlığı sistemlerinin büyük zayıflıklarını göstermiştir. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki bazı ülkelerin Covid-19’u önleme ve ekonomik zararları asgariye indirmede başarılı olduklarını gösteren rapor, 33 OECD ülkesinde Covid-19’a erken yanıtın etkisi üzerine yeni bir yaklaşım ve pilot Endeks sunmaktadır.

Genel olarak, Güney Kore, Baltık ülkeleri ve Asya Pasifik ülkeleri bu yeni Endekse girmeyi başarmıştır. Batı Avrupa ülkeleri ve ABD, Covid-19’un sağlık ve ekonomik etkilerini azaltmada daha az başarılı olmuştur.

 

Uzun süreli evde karantina politikası, maliyetli olmasına rağmen maske vb. koruyucu kişisel ekipmanlara ve test yapma imkanlarına sahip olmayan ya da hastane yoğun bakım kapasiteleri düşük olan ülkeler için doğru bir politika önlemi olmuştur. Sıkı ve uzun süreli evde kalma politikası binlerce hayatın kurtarılmasına katkıda bulunmuştur (Flaxman et al, 2020).

 

Sürdürülebilir ve adil bir iyileşme dönemi için altı SKA Dönüşümü

Rapor, 2015-2019 yılları arasında küresel ölçekte SKA’larda önemli ilerlemeler kaydedildiğini ortaya koymaktadır. İlerleme, SKA’lara, bölgelere ve ülkelere göre değişmektedir. Önceki yıllarda olduğu gibi, SKA Endeksinin ilk üç sırasında İsveç, Danimarka ve Finlandiya yer almaktadır. Ancak, bu ülkelerin de hedeflerden en az birine ulaşmada önemli zorluklar ile karşılaştığı tespit edilmiştir. Hiçbir ülke tüm SKA’ları gerçekleştirme konusunda beklenen performansı kaydedebilmiş değildir.

Covid-19 salgınının, özellikle SKA 1 (Yoksulluğa Son), SKA 2 (Açlığa Son), SKA 3 (Sağlıklı Yaşam) ve SKA 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) gibi  üzerinde kısa vadede ciddi olumsuz etkileri olması muhtemeldir.  Covid-19, başta gelir eşitsizliği olmak üzere diğer eşitsizlik biçimlerini de büyük ölçüde artırmıştır. Mevcut tabloda tek olumlu nokta, ekonomik faaliyetlerdeki düşüşe bağlı olarak çevresel olumsuz etkilerin azalması olmuştur. Yeni dönemde ana amaç, artık çevresel bozulmaya yol açmayacak şekilde ekonomik faaliyetlerin canlandırılması ve artırılmasıdır.

SKA’lar ve Altı SKA Dönüşümü, Covid-19 sonrasında iyileşme sürecine rehberlik etmeli ve covid sonrası yaşamın daha sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesine yardımcı olmalıdır. Tüm ülkeler virüsü kontrol altına almadıkça hiçbir ülkenin salgından korunması mümkün olmayacaktır. Rapor, ülkelerin SKA’ları kullanarak nasıl daha iyi toparlanacaklarına dair ayrıntılı bir çerçeve sunmaktadır.

Daha fazla küresel ortaklık ve işbirliğine acil ihtiyaç (SKA 17)

Mevcut kriz, büyük güçler arasındaki düşmanlıklar da göz önünde bulundurulduğunda, küresel işbirliği yerine küresel çatışma ihtimalini artırmaktadır. Dünyada bir çok ülkede çok taraflı acil küresel bir işbirliğine talep artsa da, bazı ülkelerde yaşanmakta olan ülke içi krizler, bütçe açıkları ve yerel siyasette yaşanan bölünmeler, bu ülkelerin küresel işbirliği konusunda isteksiz olmalarına neden olmaktadır. Çok taraflı küresel bir işbirliği için mevcut durum endişe verici olsa da, küresel tehditler karşısında başarı için işbirliğinin desteklenmesi gerekmektedir.

SKA 17 (Hedefler için Ortaklıklar) kapsamındaki uluslararası işbirliği, salgına olumlu ve hızlı bir çözüm geliştirilmesini sağlayabilir.

Rapor, küresel işbirliğinin içermesi gereken beş temel önlemi tanımlamaktadır:

(1) En iyi uygulamaların hızla yaygınlaştırılması.

(2) Gelişmekte olan ülkeler için finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi.

(3) Açlık sıcak noktalarının ele alınması.

(4) Sosyal korumanın sağlanması.

(5) Yeni ilaçların ve aşıların araştırılması ve tanıtımı.

 

Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2020’nin Diğer Bulguları

  • 2015 yılında kabulünden bu yana Doğu ve Güney Asya, SKA’larda en fazla ilerleme kaydeden bölgedir. Côte d’Ivoire, Burkina Faso ve Kamboçya en fazla ilerleme kaydeden ülkelerdir. Buna karşılık, Venezuela, Zimbabve ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti, çatışmalar ve diğer ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı en çok gerileyen ülkelerdir.

 

  • Yüksek gelirli ülkeler, diğer ülkelerin SKA’lara ulaşma yeteneklerini baltalayan ticaret ve tüketime yönelik önemli sınır ötesi etkiler yaratmaktadır. İlk kez, zaman içindeki eğilimler de raporda sunulmaktadır. Sürdürülemez tedarik zincirlerinin neden olduğu ormansızlaşma ve biyolojik çeşitlilik tehditleri gelecekteki salgınların olasılığını artırmaktadır.

 

  • Politik söylemlere rağmen, az sayıda ülke SKA’ları ulusal bütçeler dahil kamu yönetimi uygulamalarına ve prosedürlerine anlamlı bir şekilde entegre etmiştir. Özellikle, küresel ekonomi ve ticaretteki büyüklüğü ve önemi göz önüne alındığında, G20 ülkeleri SKA’lara yönelik politika çabalarını ve eylemlerini yoğunlaştırmalıdır.

 

Türkiye

Sürdürülebilir Kalkınma 2020 Raporu’na göre, Türkiye 166 ülke arasında 70.3 endeks puanı ile 70. sırada yer alıyor. Türkiye’nin 17 hedefin gerçekleştirilmesi yönünde hızlı adımlar atması gerektiğine işaret eden raporda, yoksulluğun sona erdirilmesi konusunda Türkiye’nin nispeten bir ilerleme içinde olduğu kaydedilmekte. Türkiye’nin; açlığın sona erdirilmesi, sağlık ve refah, nitelikli eğitim, temiz su ve sıhhi koşullar (sanitasyon), erişilebilir ve temiz enerji, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, sürdürülebilir şehir ve yaşam alanları, sorumlu tüketim ve üretim ve hedefler için ortaklıklar başlıklarında 2030 hedeflerine ulaşmak için çalışmalarını hızlandırması gerektiğine vurgu yapılıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, sanayii, yenilikçilik ve altyapı, eşitsizliklerin azaltılması, iklim eylemi, sudaki yaşam, karasal yaşam, barış ve adalet başlıklarında, Türkiye’nin önemli zorlukları olduğunu belirten raporda,  önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken yol haritası ortaya koyulmakta. Rapor göstergeleri, Türkiye’de obezitenin arttığına, kadınların eğitim, iş ve siyasete katımının gelişime açık olduğuna, genç işsizliğine, Ar-Ge yatırımlarının iyileştirilebileceğine, yenilenebilir enerji kaynaklarını dengeli bir politika planı içinde geliştirilebileceğine açık bir tablo sunduğunu göstermektedir.

 

Yönetici Özeti

 

Covid ‑ 19 pandemisi Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA) gerçekleşmesine olumsuz etki edecektir. Dünya son yüzyılın en kötü halk sağlığı ve ekonomik kriziyle karşı karşıya kaldı. 20 Haziran 2020 itibarıyla, dünya genelinde Covid ‑ 19’dan yaklaşık 463.000 kişi öldü. Sağlık krizi, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki yüksek gelirli ülkeler de dahil olmak üzere tüm ülkeleri etkiledi. Ekonomik faaliyetin haftalarca durdurulması gibi Covid ‑ 19 tehdidine karşı alınan acil önlemler, büyük iş kayıplarına ve özellikle kırılgan ve savunmasız gruplar üzerinde büyük etkileri olan küresel bir ekonomik krize yol açtı. Covid 19, başta yoksul ülkeler ve yoksul nüfus kesimleri olmak üzere tüm dünyada ın gerçekleşmesi  için önemli bir engel oluşturdu. Mevcut tabloda tek olumlu nokta, ekonomik faaliyetlerdeki düşüşe bağlı olarak çevresel olumsuz etkilerin azalması oldu: artık amaç, çevresel bozulma modellerine geri dönmeden ekonomik faaliyetlerin canlandırılmasıdır. Bu noktada, pandeminin uzun vadeli sonuçları belirsizliğini korumaya devam etmektedir.

 

Tüm ülkelerin sağlık sistemlerinin ve salgın ile mücadele programlarının dayanıklılığını güçlendirmeleri gerekmekte.

Bazı ülkeler pandemi ile mücadelede diğer ülkelerden daha iyi performans göstermiş olsa da bugün itibarıyla tüm dünya ülkeleri hala COVID-19 nedeniyle ciddi risk altındadır. Hiçbir ülkede “sürü bağışıklığı” adı verilen toplumun önemli bir kesiminin hastalığa yakalanma oranına ulaşılmamıştır; ülkeler yeni dalgalar karşısında hala oldukça savunmasız durumdadır.

SKA’ların üçüncüsü olan Sağlıklı Yaşam Amacı (SKA 3) doğrultusunda tüm ülkeler, ulusal ve küresel sağlık risklerinin yönetimi, rizk azaltımı, erken uyarı kapasitelerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi konusunda çalışmak zorundadır. Covid ‑ 19, özellikle salgın hastalıklar ile mücadeleye en iyi hazırlandığı düşünülen yüksek gelirli ülkelerde, sağlık sistemlerinin kırılganlığına önemli ölçüde ışık tutmuştur. Kriz, büyük yatırımların yanı sıra, hastalık önleme programlarının takibi, pandemilere karşı sağlık sistemlerinin hazırlığını ve dayanıklılığını izlemek için daha iyi önlemlere ve raporlamaya ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

 

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ve Altı Sürdürülebilir Kalkınma Dönüşümü Covid 19’den kurtulma konusunda yol gösterici olabilir.

Uluslararası toplum, bölgesel örgütler ve ülkeler Covid-19 sonrası iyileşmeyi planladıkları için, SKA’ların politika yapım süreçlerinin merkezine konması önemli olacaktır. Covid‑19 iklim ve biyoçeşitlilik krizlerini çözmediği gibi tam tersine başta gelir eşitsizlikleri olmak üzere diğer eşitsizlikleri büyük ölçüde arttırmıştır. Ayrıca, kriz, ülkelere, ancak sağlık sistemlerini güçlendirirlerse halklarını küresel salgınlardan koruyabileceklerini göstermiştir. Sürdürülebilir Kalkınma 2020 Raporu (SDR2020), son beş yılda birçok bölgede ve birçok hedefte önemli ilerlemeler kaydedildiğini göstermektedir. Rapor, SKA’ların ve Altı Sürdürülebilir Kalkınma Dönüşümünün (Sachs vd., 2019a) Covid-19 krizi sonrasında toplumların hızlı toparlanması, dayanıklı ve sürdürülebilir kılınması için uzun vadeli stratejilerin şekillendirilmesindeki rolü üzerinde durmaktadır.

 

Asya ülkeleri, 2015 yılında SKA’ların kabul edilmesinden bu yana en fazla ilerleme kaydeden ülkeler grubudur.  Aynı zamanda Asya ülkeleri Covid‑19 salgınına da en etkili cevap veren ülkeler olmuştur.

Dünyada SKA’larda ilerleme kaydedilse de, Doğu ve Güney Asya’daki ülkeler SKA Endeksi puanları açısından en fazla ilerleme kaydetmeyi başarmıştır. Bu bölgedeki ülkeler Covid-19 salgınını dünyanın diğer bölgelerine göre daha etkin bir şekilde yönetmiştir. Bu mevcut durum devam ederken; kriz, jeopolitik ve ekonomik küresel ağırlık merkezinin Kuzey Atlantik bölgesinden Asya-Pasifik bölgesine kaymasını hızlandıracaktır.

 

Dayanışma ve ortaklıklar sağlık, ekonomik ve insani krizleri ele almak ve önlemek için kritik öneme sahiptir.

Küreselleşme ve vahşi yaşam habitatlarının yok edilmesi, virüslerin dünyaya hızla yayılmasını kolaylaştırmaktadır. Ancak küreselleşmenin ekonominin güçlenmesi, yoksulluğun azaltılması, teknolojik ilerleme ve birbirlerinin kültürlerinden yararlanma için sağladığı büyük faydaları kaybetmek yerine, küreselleşmeyi daha adil, sürdürülebilir ve şoklara karşı dirençli hale getirmek önemlidir. Politika yapıcılar, iş dünyası, sivil toplum ve bilim camiasının ortaklaşa yürüttüğü uluslararası eylem, acil krize çözümlerin tanımlanmasını hızlandırabilir ve uzun vadede küreselleşmeyi güçlendirebilir. Güçlü uluslararası ve çok sektörlü ortaklıklar, iyi uygulamaları paylaşarak azaltım stratejilerini destekleyebilir ve gelecekteki yıkıcı olayları önlemeye yardımcı olabilir. Sağlık, ekonomik ve sosyal krizler, en savunmasız ülkeleri desteklemek üzere uluslararası işbirliği ve dayanışmanın iyileştirilmesini gerektirmektedir.

 

Resmi istatistiklerdeki veri boşlukları ve gecikmeler, istatistiksel kapasiteye acil yatırım yapılmasını ve hükümetler ile özel sektör arasında koordinasyonun artırılmasını gerektirmekte.

Pandemi bize bir kez daha gerçek zamanlı bilginin değerini ve ani ve belirsizlikler ile dolu fırtınaların maliyetlerini öğretti. Covid‑19 aynı zamanda ülkelere, salgının erken baskılanması ve salgına geç müdahale edilmesinin toplumda yarattığı etki ve tahribat farkını gösterdi. Kaybedilecek hayatların, ekosistemlerin kurtarılması ve verimli yönetişim konularında erken harekete geçme ve zamanında doğru önlemler geliştirmeyi salık veren Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve göstergeleri için de aynı durum geçerlidir.

SKA Endeksi ve Gösterge Tablolarının bu yılki baskısı, resmi istatistikler ve raporlardaki gecikmeler nedeniyle Covid‑19’un SKA’lar üzerindeki etkisini içermemektedir. Bu durum, SKA’ların değerlendirilmesi açısından da gerçek zamanlı ve ayrıştırılmış verinin önemini göstermektedir. Veri kullanılabilirliğini artırmaya, resmi istatistiklerde gecikmelerini azaltmaya ve araştırma kurumları ve özel sektör de dahil olmak üzere geleneksel olmayan kaynaklardan gerçek zamanlı ve doğru veri temini konusunda çabanın ötesinde daha odaklı çalışılması gerekmektedir.

 

 

[1] Flaxman, Seth, Swapnil Mishra, Axel Gandy, H. Juliette T. Unwin, Thomas A. Mellan, Helen Coupland, Charles Whittaker, et al. (2020). Estimating the Effects of Non-Pharmaceutical Interventions on COVID-19 in Europe. Nature, 8 June 2020, 1–8. https://doi.org/10.1038/s41586-020-2405-7.
[2] Sachs, J., G. Schmidt-Traub, M. Mazzucato, D. Messner, N. Nakicenovic, and J. Rockström (2019a). Six Transformations to achieve the Sustainable Development Goals. Nature Sustainability, 2(9), 805–814. https://doi.org/10.1038/ s41893-019-0352-9

Bir cevap yazın